Hastalıklar

PLT Trombosit Düşüklüğü Nedir? Belirtileri Nelerdir?

İnsan vücudunda bulunun tüm organizmalar belirli bir düzen içinde çalışmaktadır. Bu organizmalardan birinde görülen aksaklık insan sağlığını olumsuz etkileyecek durumu beraberinde getirmektedir. Yine insan vücudu için önemli olan trombosit kan, kanın pıhtılaşmasını hızlandıran hücre parçalarına verilen addır.

İnsan vücudunda trombosit kan miktarının normalden az olması vücutta kanamayı kolaylaştırmaktadır. Normalden fazla olması ise kanın daha çok pıhtılaşmasına neden olmaktadır. Kandaki trombosit miktarı karaciğer tarafından kontrol edilmektedir. İnsan vücudundaki trombosit miktarı PLT testi ile tespit edilmektedir. Sağlıklı bir insan vücudunda trombosit miktarının 150 ile 450 bin arasında olması gerekmektedir. Bu açıklamadan sonra insanların merak ettiği trombosit düşüklüğü nedir belirtileri nelerdir? sorusunun cevabıdır.

Trombosit Nedir ?

Kanın renksiz hücre parçaları olarak bilinen trombositler (kan pulcukları) vücutta kanamanın durdurulması ve damar yatağında kanın pıhtılaşması işlevini görür. Kandaki trombosit oranının yüksek ya da düşük olması kişi için ciddi tehlike oluşturabilir. Bu oran düşük olduğunda kişinin vücudunda herhangi bir kanama meydana gelirse kanın pıhtılaşması zorlaşırken, oran yüksek olduğunda damarlardaki kanın pıhtılaşması hızlanır.

Kemik iliğindeki megakaryosit adı verilen hücreler tarafından üretilen trombositlerin çekirdeği yoktur. Bunun sebebi ise, kemik iliğinin büyük hücrelerinden kopan parçalarından oluşmalarıdır. Vücuttaki bir damarda yaralanma olduğunda trombositler ilk önce birbirlerine ve daha sonra da yaralanmanın olduğu uç noktaya yapışarak trombosit plağı oluşturur. Kanamanın durdurulabilmesi için bu plağın oluşması son derece önemlidir. Plak oluşmadığı takdirde kanamanın durması çok uzun bir süre alabilir. Bu arada oluşacak kan kaybı da kişinin hayati tehlike riskini artırabilir.

Trombosit Düşüklüğünün En Önemli Belirtileri Nelerdir

Trombosit düşüklüğünün en net belirtisi insan vücudunda ve cildinde hafif veya ciddi derecede kanama görülmesidir. Trombosit düşüklüğü nedir belirtileri nelerdir?

Kara Zencefil Şurubu
  • Cilt üzerinde sık sık meydana gelen mor, kahverengi ve kırmızı renk morluklar.
  • Vücudun herhangi bir yerinde küçük kesiklerden sonra uzun süreli kanama olması.
  • Ağız ve burunda görülen kanamalar.
  • Diş fırçalarken sık görülen kanamalar.
  • Aşırı vajinal kanama.
  • Ameliyat veya diş tedavisinden sonra uzun süre oluşan kanamalar.

Bu sayılanlar dıştan insanların fark edebildiği trombosit düşüklüğü belirtileridir. Bunların bir de insanların fark edemediği iç kanama tarzı belirtiler bulunmaktadır. Bunlar ise;

  • İdrarda görülen kan veya koyu renk.
  • Baş ağrısı gibi nörolojik belirtiler.
  • İnsan vücudunda küçük dokunuşlardan sonra oluşan morluklar.
  • Gastrointestinal kanamalar olarak sayılabilmektedir.

Çocuklarda trombosit düşüklüğü belirtileri:

  • Ciltte görülen çürük veya noktasal döküntüler.
  • Sık görülen ve durdurulamayan diş eti ve burun kanaması.
  • Kusma ve siyah renk dışkı olarak sayılabilmektedir.

Trombosit Düşüklüğünün Nedenleri

Son zamanlarda sık görülen bir hastalıktır. Trombosit düşüklüğü nedir belirtileri nelerdir? Trombosit düşüklüğünün nedenleri:

  • Hamilelik
  • Kullanılan bazı ilaçlar
  • Kanser tedavi aşamaları
  • Çeşitli enfeksiyonlar
  • Dalağın genişlemesi olarak sayılabilmektedir.

Trombosit Düşüklüğünün Tedavisi

Trombosit düşüklüğünü hafif atlatanlar için ilaç kullanmaya bile gerek kalmadan geçebilmektedir. İlaç kullanacak kadar ilerleyen trombosit düşüklüğü rahatsızlığında, bağışıklığı güçlendirici ilaçların kullanılması önerilmektedir. Hekim teşhisinden sonra hekim tavsiyesi ile kullanılan bu ilaçların ardından normal düzene kavuşmak mümkündür.

İlaçla tedavi süresi, ortalama bir yıl boyuncu hastanın dikkati ve ilaçla tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Bir yıllık ilaç tedavisinden sonra iyileşme görülmeyen hastalar için ameliyat olma durumu söz konusudur. Ameliyat sırasında gerekli görüldüğü durumlarda nakil yapılabilmektedir. Trombosit düşüklüğü için başvurulacak olan doktorlar ise: Aile hekimi, iç hastalıkları uzmanı, kan hastalıkları uzmanı, alerji ve immün hastalıkları uzmanı olarak sayılabilmektedir. Farklı bir hekim tarafından teşhis edilen hastalık, alanında uzman hekime yönlendirilmesi ile tedaviye başlanmaktadır.

Sizce bu gönderi ne kadar faydalı?

Oylamak için yıldızlara tıklayın!

Ortalama Puan 0 / 5. Toplam oy sayısı: 0

Henüz hiç oy yok! Bu yazıya puan veren ilk kişi olun!

Eğer bu yazıyı faydalı bulduysanız...

Bizi sosyal medyada da takip edin!

Bu gönderinin sizin için faydalı olmadığına üzüldük!

Hadi bu yazıyı birlikte geliştirelim!

Bize bu gönderiyi nasıl geliştirebileceğimizi söyle?

Daha Fazla Göster

Gizem Atılgan

Hacettepe Tıp Fakültesi mezunuyum. Çeşitli sağlık sorunları ve hastalıklarla ilgili uzman doktorlarla beraber araştırmalarım var. Bu site üzerinden de kullanıcılara önemli bilgileri aktarmaya çalışıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı